Erasmus Hayatımı Nasıl Değiştirdi?

1619 0

Hani okuyoruz ya 20li yaşlarda mutlaka yapılması gerekenler diye sanırım 22 yaşımda bu listelere çentik atmaya başladım. Hamburg’a geleli 3 ay oldu. 3 aydır yalnız yaşıyorum ve verdiğim kararlar yaptığım şeyler hep kendim için oluyor. Tabi insan her zaman birşeyleri kendisi için yapmalı ama İstanbul’dayken aile çoğu zaman kararı etkileyen bir etken oluyor. Geçirdiğim üç ayda evet birçok şey öğrendim. Yaşam tarzımda da büyük değişiklikler oldu. Şimdiden düşünmeye başladım İstanbul’a gidince oraya tekrardan nasıl alışacağım diye.. Hayatımdaki bu güzel değişiklikleri belirli eylemler halinde açıklayacak olursam birinci sıra “yemek pişir”in olur sanırım ,

Yemek pişir

P_20160322_205951Hayatımdaki en büyük değişikliklerden bir tanesi kendi yemeğimi kendim pişiriyor oluşum. Şimdiye kadar mutfağa girdim mi girdim evet ama evde her zaman yemek olduğu için sürekli yemek pişirme ve artık bu işe alışma gibi bir durumum olmamıştı hiç. Kısacası aman “çağla ders çalışsın” düşüncesi nedeniyle 22 yaşıma kadar yemek yapmayı öğrenememişim. Şimdi hem keyif alıyorum bundan hem de yeni birşeyler öğreniyor olmamın keyfini çıkarıyorum. Güzel sofralarla, sunumlarla kendimi mutlu ediyorum ve kesinlikle sağlıklı besleniyorum.

Normalde sebze severim ama meyve yemek aklıma bile gelmez gün içinde mesela. Şimdi yemek işi tamamen benim kontolüm altına girince meyve de yemeye başladım sebze de pişirmeyi öğrendim. Tabi bir de Hamburg gibi bir yerde dışarda yemek yiyince cebiniz yandığından mutfağımı çok seviyorum.

Seyahat et

En sevdiğim kısım burada devreye giriyor. Yeni yerlere gitmek ve bunu hemen karar vererek yapabilmek. Tabi okul yüzünden çok uzun süre kalamıyorum gittiğim yerlerde ama çocukluğumdan beri istediğim birşeyi sonunda gerçekleştiriyorum. Yeni yerler görüyorum, yeni insanları izliyorum, yeni şeyler öğreniyorum. Hem gezip hem okuyorum burda, yakında “çok bilen” olarak nitelendirilebilirim belki.

Çiçek al

Küçükken çiçeklerin arasında büyüdüm diyebilirim. Babaannem ve cicim evin heryerini çiçeklerle donatırlardı. Hep onları sulardık onlara bakardık, tohumlar ekip yeni çiçeklerin çıkmasını beklerdik. Ama onlardan sonra çiçekler de gitmişti hayatımdan. Buraya geldim geleli almanlara uyum sağladım ben de. Saksı çiçeği alma aşamasına geçmedim daha ama her hafta kendime kır çiçekleri ya da laleler almaya başladım ve odamda, yemek masamda renkli çiçekler görmenin beni mutlu ettiğini hatırladım tekrardan.

Egzersiz yap

P_20160502_125852

İlkokuldayken senelerce voleybol oynadım, lisedeyken bir dönem dansettim ama sonra araya giren sınav muhabbetleri ve üniversite koşuşturmacası spordan elimi eteğimi çekmeme neden olmuştu. Şimdi burda bunun için zaman ayırabildiğimi farkettim. Gün içinde 10-15 dakika egzersiz yapınca bile kendimi daha dinç hissetmeye başladım. Evimin hemen paralelinde harika bir yürüyüş yolu keşfettiğimden beridir de yürüyüşlere çıkmaya başladım hava güzel oldukça. Tabi ki diğer büyük parklar da yürümek için beni baya gaza getiriyorlar artık. Havalar soğuk olduğu için bisiklete bir türlü binemiyordum ama artık ısınmaya başladı ve sanırım okula artık bisikletle gidip geleceğim.

Dil öğren

P_20160603_173419Senelerdir bir şekilde ingilizcenin de almancanın da içersindeyim her ne kadar üniversite zamanlarımda biraz uzaklaşmış da olsam. Tabi ki erasmus yapma nedenlerimden bir tananesi de bunları toparlamaya çalışmaktı. Çok konuşkan bir insan olmasam da geldiğimden beri ikisinde de ilerleme olduğunu fark ediyorum. Dersler zaten bir yerden sonra öğrenmek ve sunumlardan dolayı da konuşmak zorunda bırakıyor. Ben de işi keyifli hale getirmek için son zamanlarda kendime renkli kartlar hazırlıyorum her ne kadar tavsiye edilmese de bir tarafına türkçe bir tarafına da almanca/ingilizce yazıyorum. Sevgili hocam ikinci tarafa türkçe değil de kelime hangi dildeyse o şekilde açıklamasını yazmamı tavsiye etmişti ama onunla da uğraşacak halim yok kimse kusura bakmasın.

Yeni tatlar, yeni kültürler keşfet

İşte erasmusun en güzel yanı. Kaldığım kattaki herkes ayrı bir ülkeden ayrı bir kültürden geliyor. Birisi kendi ülkesine ait bir şey pişirince hemen diğerleriyle paylaşıyor. İçki kültürü zaten almanyada gelişir, herkesin bildiği gibi biralar, şaraplar sudan ucuz.

Hayatıma bu güzelliklerin girmesi kesinlikle artık kendime zaman yaratabiliyor oluşumdan tabi burda altyapı da sağlam. Bir kere okula metroyla 25 dakikada, bisikletle 20 dakikada gidebileceğim bir yerde oturuyorum. Yürüyerek de 30 dakika sürüyor. Süreler biraz saçma farkındayım ama gerçekten böyle. Okula gitmek beni yormadığı gibi zaman zaman günlük sporumu da yapmamı sağlayabiliyor. Zaten spor yapmak, gezmek, temiz hava almak için bol bol mekan var. Bir yere gitmek deseniz zaten avrupa içinde Ryanair ya da Flixbus gibi ucuz biletler bulabileceğiniz nimetler var. Bunlardan da faydalandınız mı hayatınız tabi ki güzel oluyor. Erasmus’un tek kötü yanı özlemek. Sevdiğim birkaç kişiyi yanıma alsam hayatımın sonuna kadar burda yaşayabilirim.

P_20160501_151533

Bir cevap yazın